Hepimiz Bir Gün Yaşlanacağız Unutmayın

Temmuz 10th, 2008 Yazan:asdf29


HEPIMIZ BIR GUN YASLANACAGIZ UNUTMAYIN
 
     İhtiyar adam tapu dairesinden çıkarken sevinçliydi. Kendi   kendine düşünüyordu; ‘-Oh. . Be ferahladım. Ölümlü dünya’.
OturduÄŸu evin tapusunu, çocuÄŸunun üstüne kaydettirmiÅŸti. Tapu  dairesinde çıktıktan sonra bir küçük lokantada öğle yemeÄŸini yedi, vakit geçirmek için parkları dolaÅŸtı. Bir parkta Cem Karaca’nın  şarkısı çalınıyordu; ‘Allah Yar! Allah Yar!’. Devamini okumak icin tiklayiniz »

Hayata Dair..

Haziran 21st, 2008 Yazan:asdf29
MURATHAN MUNGAN’DAN
> 
>         Önce evlendiğimizde
>         hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
> 
>         Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir
>        tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
> 
>         Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar
>        büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
> 
>         Bundan sonra ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız
>         gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca
>        daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile
>        çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
> 
>         Gerçek ise şu andan daha
>         iyi bir zaman olmadığıdır.
> 
>         Eğer şimdi değil ise ne zaman?
> 
>         Hayatınız her zaman
>         mücadelelerle dolu olacaktır.
> 
>         En iyisi bunu kabul edip,
>         her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
> 

Devamini okumak icin tiklayiniz »

4 Mevsim, 4 Resim ve Önyargı

Haziran 20th, 2008 Yazan:asdf29

AÅŸağıdaki resimler aynı yer fakat farklı mevsimlerde çekilmiÅŸ görüntüler….    ve…


Bir zamanlar dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve önyargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş .

 
İlk oğlan Kışın gitmiş, ikincisi İlkbaharda, üçüncüsü Yazın, sonuncusu Sonbaharda gitmiş.

 

Sonra birgün hepsini bir araya toplamış ve ne görüklerini sormuş.

 İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş.

İkinci oÄŸlan, ‘Hayır yeÅŸillikle doluydu ve canlıydı,’ demiÅŸ.

 Üçüncü oÄŸlan baÅŸka fikirdeymiÅŸ, ‘Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteÅŸemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik  görmemiÅŸtim,’ demiÅŸ.

Sonuncu oğlan, hepsinin de haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu bildirmiş.


Yaşlı adam oğullarına hepsinin haklı olduğunu söylemiş,

Çünkü hepsi farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gitmişlermiş.


Onlara;  ’bir aÄŸacı veya  bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra  yargılayamayacaklarını,’ anlatmış. Ya’da neye sahip olup olmadıklarını…  


‘Gerçekleri ancak sonunda, dört mevsimi de yaÅŸadıktan sonra görürsünüz.  


Eğer Kışın vazgeçerseniz İlkbaharın nimetinden olursunuz;

Yazın güzelliğinden ve Sonbaharın bereket ve bütünlüğünden de.

 

Bir mevsimin acısının, diğer güzel mevsimleri silmesine izin vermeyin.

Hayatınızı bir mevsimi yüzünden yargılamayın.
Unutmayın ki, ilerde şu anki zamanı arayabilirsiniz

veya daha güzel günleri yaşamayı  kaçırabilirsiniz.!!

Devamini okumak icin tiklayiniz »

Ah Minel AÅŸk

Nisan 20th, 2008 Yazan:asdf29


Hüzünlü bir hikâyeyi anlatır Ah Minel AÅŸk. Hat sanatında aÄŸlayan iki göz ve bir Elif ile çizilip, hem kahderen aÅŸk hem de kahreden gözyaşının ifadesidir. Yeni bir yorum ile tasarlanan ‘Ah Minel AÅŸk’ın ilk harfi ‘elif’ bir hançeri, ikinci harfi ‘ha’ ise aÄŸlayan iki gözü simgeliyor. AÅŸktan ah çekme anlamına gelen ‘Ah Minel AÅŸk’, sevip de kavuÅŸamayanların hikâyesini anlatır.

Devamini okumak icin tiklayiniz »

Yüreğinin Anahtarı

Temmuz 15th, 2007 Yazan:asdf29

 Şarap Mahzeni-Serpil Kamgören

Yüreğinin Anahtarı

Bir zamanlar ülkenin birinde Polya adında çok genç ve çok güzel bir prenses varmış,
Kral babası yatalak hasta olduğu için bu prensesi kraliçeliğe hazırlamak istemişler,
Ülkenin bütün bilgeleri çeşitli dersler vererek prensesi hızlı bir eğitimden geçirmişler..
Bir süre sonra kralın baş danışmanı onu sınavdan geçirip kraliçe olabileceğine karar verir..
Prenses bu sınavdan sonra baş danışman tarafından bir büyük odaya alınır..

Bu odada farklı renklerde 15 kapı vardır,
Baş danışman prensese derki;
Kraliçe olduğunuz zaman ülkeyi bu 15 kapının ardındaki bilgi ve hazinelerle yöneteceksiniz,
Aslında bu 15 kapının 8 i iyiliklerin kapısı 7 si kötülüklerin kapısıdır..

Buyur anahtalarlarda burada..
Prenses Polya sorar;
Peki ama anahtarların hangisi hangi kapının bunu nasıl bilicem..
Baş danışman cevap verir:
Prensesim eğer yüreğiniz iyi ise eliniz iyilik kapılarının anahtarına gider,
Yüreğiniz bozuksa eliniz kötülük kapılarının anahtarlarına gider..

Yüreğim nasıl iyi olur nasıl bozulur,
İhtiyar baş danışman gülümser,
Prensesim bilgelerin nasihatlarını dinlerseniz yüreğini iyi olur,
Yağcıların övgülerine kulak verirseniz yüreğiniz bozulur.

intro hikâyeleri: Ömer Lütfi Mete
Fotoğraf: Serpil Kamgören
Baktigim Sayfalar

asdf29 | phpBB2 | phpBB3 | soksekerr | Yeralti Camii | Altin Cocuk | Satranc | soksekerr | MIY1988 | Ruzgar | Kurtlar Vadisi

Clicky Web Analytics